6/06/2011

Serdar İlhan - İstanbulive Röportajı

İstanbulive 3 etkinliği ile Amerika'da Türk Müziği yankılanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Mfö,Sertab Erener,Demir Demirkan,Kenan Doğulu,Duman gibi isimlerin yer aldığı etkinlikte bu yıl Manga ve Zülfü Livaneli yer alacak.

Rockoza.com ekibi olarak etkinliğin organizatörlerinden Serdar İlhan ile bir röportaj gerçekleştirdik.


Rockoza: Öncelikle Rockoza.com’dan merhabalar. Sorularımıza sizinle başlamak istiyoruz, Serdar İlhan kimdir kısaca kendinizden bahseder misiniz?


Serdar İlhan: Merhaba,
Mimar Sinan Üniversitesi grafİk bölümü mezunuyum,Türkiye’de grafik tasarımcısı olarak çalıştım.1989'da New York’a taşındım,halen mesleğime devam ediyorum ama ağırlıklı olarak Müzik Prodüksiyon,Organizatörlük yapmaktayım.Ayrıca canlı müzik yapılan bir işletmenin ortağı ve yöneticisiyim ve bir de NY Gypsy All Stars grubunun kurucusu ve menajerliğini yapmaktayım.


Rockoza: Biyografinize baktığımızda 1989’da Amerika’ya yerleşiyorsunuz reklamcılık,işletmecilik ve sanat yönetmenliği yaptıktan sonra 1994’te müzik tutkunuzun sayesiyle de bir çok etkinlikte isminiz yer alıyor ve organizatörlüğe başlıyorsunuz.Bu mesleğe yönelmenizi merak ettik. Nasıl başladınız?

S.İ : Benim taşındığım yıllarda New York’ta küçük aktiviteler yapılıyordu ve ben de onlara yardımcı oluyordum.1994 yılında bir arkadaşımla beraber Turkuaz isimli Türk müziğini Jazz yorumlayan bir grubun konserini Carnegie Hall’da organize ederek başladı bu süreç ve 1999 yılından sonra Genco Erkal’in İnsanlarim ve diğer projeler geldi.

Rockoza: Kariyerinize baktığımız zaman birçok yardım ve barış konseri düzenlediniz.Bunların yanı sıra Müşfik Kenter,Genco Erkal,Ferhan Şensoy gibi usta isimleri New York’a getirdiniz.Biraz bu organizasyonları da dinleyebilrimiyiz?

S.İ : Türkiye depremi ve Kosova Savaş madurları için yardım konserleri hatırladıklarım, onun dışında Türk-Yunan dostluk konseri projesi var. Birçok Türk Müzisyen ve tiyatro sanatçısının oyunlarını getirdik New York’a. Birçok ayaklı Amerika turneleri yaptık.Bunların dışında son 7 senedir “New York Gypsy Festival”i düzenliyoruz ve dünyanın her yerinden gruplar getiriyoruz.Son birkaç senedir de Türk müzisyenlerini dünyanın diğer müzisyenleriyle bir araya getirip yeni projeler üretiyoruz.

Rockoza: Gelelim “İstanbulive” projesine. 2009 yılında ilk olarak başladınız ve bu proje uzun zamandır gündeminizde idi. Mehmet Dede ile imza attınız bu projeye, yanılıyor muyum? Biraz projeden ve gelişme sürecinden bahsedebilir misiniz?

S.İ : New York’ta Türk Müziği Projelerinin dışında Dünya Müziği ile ilgili projeler yapmaktayız ve canlı müzik mekanımız “Drom’da bu projeler son 4 yıldır yer almakta. Her sene 15 tane Mid West World Music Festival’i ile bir araya gelip 100'ün üzerinde grup dinleyip onların festival turlarını yapıyoruz, ayrıca da New York’un dünya müziği projelerini organize eden grubun parçasıyız.Bu organizatörlerin arasında Lincoln Center out of door, Summer Stage, Celebrate Brooklyn gibi festivaller de var. Bu organizatörlerle birlikte çalışıyoruz zaten.

2009 yılında SummerStage’in organizatörü beni aradı ve festival için bir Gypsy Müzik program hazırlamamı söyledi.Ben de ona Türk Müziği ile ilgili bir proje önerdim. Aldıgım cevap ilginç oldu, “bizim bu konuda hiç bilgimiz yok ve bilmediğimiz için de yapmak istemeyiz ama bu konuda sana güveniyoruz eminiz güzel olacaktır.” ve kabul ettiler Mehmet ile beraber çalışmaya başladık ve ilk olarak da New York Kültür ve Turizm elçiliğini aradık.Elçilik, THY, Marmara Manhattan oteli, FB USA ve diğer Türk firmalarının desteği ile ilkini gerçekleştirdik.

Rockoza: İlk konserde Mahzar Fuat Özkan,Sertab Erener,Demir Demirkan gibi ünlü isimler yer aldı.Ve o zamanın gazate manşetlerine baktığımız zaman büyük bir coşku ile duyurulmuştu bu haber sayfalarda.İstanbulive ilk konserinden sonra neler hissettiniz,konserin ardından yaşananlar…Biraz bahseder misiniz?

S.İ : Ben 22 senedir New York’ta yaşıyorum, bu süreçte İstanbulive kadar geniş ses getiren ve katılımı bu derece çok olan bir organizasyon olmadı. Hatta o yıl İstanbulive 7000 kişi ile en kalabalık Summer Stage konserlerinden biri oldu.

Biz konserde olabildiğince degişik müzik türlerine yer vermeye çalışıyoruz.İlk konserde de bunu yaptık ayrıca da İstanbul’un kültürel renkliliğini göstermek için Ermeni ve Yunan artislere de yer verdik. Konser çok güzel geçti.Yabancı ve yerli basın çok bahsetti, katılan sanatçılar çok mutlu ayrıldılar. Sonuç çok olumluydu! Tabi her şeyin güzel geçtiği bir konser sonrasındaki tatmin de bir organizatör için çok farkli bir duygu, tıpkı bir sanatçının sahnede aldığı alkış gibi. Konser sürecindeki heyecan ve bitimindeki yorgunluk hissi bu işin keyfi işte.Mehmet ve benim ödülüm de bu keyfi yaşamak.


Rockoza: 2010 yılına geldiğimizde ise bu kez Kenan Doğulu,Duman gibi isimleri sahnede görüyoruz.İki konsere de bakacak olursak nasıl geçiyor,ilgi istediğiniz düzeyde mi? Orada aldığınız tepkiler nasıl?

S.İ : İstanbulive II biraz şansız bir tarihte oldu. Aslında özellikle o tarih verildi bize SummerStage tarafından çünkü ilk İstanbulive cok kalabalıktı ve Amerika'nın en önemli milli tatili olan 4th of July’a hafta sonu New York bomboş olacaktı. Ancak biz doldurabilirdik arenayı o tarihte! Nitekim de tatile rağmen 5500 kişi geldi. (Bunu bana konserden sonra festivalin yöneticisi gülerek söyledi.)

Şükriye(Tutkun), Duman ve Kenan çok güzel bir performans çıkardılar. Yine Türk müziğinin değişik janraları vardı. National Geography, Channel 13th, MTV gibi basın kuruluşlarında güzel yazılar ve röportajlar çıktı. Web sitemizde bunun detayları var zaten www.istanbulive.org.


Rockoza: Bu sene 17 Haziran’da gerçekleşecek olan üçüncü ayakta Zülfü Livaneli ve Manga yer almakta.2011’de bizi neler bekliyor?

S.İ : Bu kez konseri akşam saatine aldık ve beklentimiz daha da kalabalık olacağı yönünde Gözümün önünde şöyle bir manzara var:

7000 kişi ellerinde çakmaklarla “Yiğidim aslanım burada yatiyor" şarkısını söylüyor.Hava yeni kararmış sahne ışıkları yanmış , etraf yemyeşil ve ağaçların üstünden de New York silüeti gözüküyor”


Rockoza: Zülfü Livaneli ile önceki yıllarda birlikte birkaç kez çalışma imkanı buldunuz.40.sanat yılında New York’ta Central Park’ta…Kendisi ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Ayrıca diğer konuğunuz Manga’ya gelecek olursak;2009 senesinde Manga’nın Mtv Avrupa Müzik ödüllerinde ‘Avrupa’nın En İyi Sanatçısı’ seçilmesi ve ardından Türkiye adına eurovision yarışmasına katılması sayesi ile güzel bir çizgi yakaladı.Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


S.İ : Manga çok başarılı bir grup, değişik bir tarzları var ve çok dinamikler.Elektronik ögeleri güzel harmanlıyorlar müzikleriyle.Gruptan çıkan ses çok modern, günümüzün sesi bence.

Zülfü Livaneli, Türkiye'nin uluslar arası arenada en tanınmış birkaç isminden biri.Bizim kuşak ve öncesi için çok önemli bir kişilik sanat adına. O bildiğiniz gibi sadece müzisyen değil, sinemacı ve yazar da. Bence Türkiye’de yaşayan çok önemli bir entellektüel.

Kendisiyle daha önce de çok güzel iki projede çalışma şansım oldu,şimdi de beraber çok güzel bir konsere imza atacağımızdan eminim.


Rockoza: Manga, ‘Fly to Stay Alive’ adlı parçasına çekmiş olduğu klibi geçtiğimiz günlerde yayınladı. ve Mtv’de haber olarak verildi.Şu an için ise üçüncü ingilizce parçalarını hazırlamaktalar.Bu denli çalışkan bir grup olan Manga’nın Amerika’da tanınırlığı nasıl?

S.İ : Manga Amerika’da henüz tanınmıyor ama bu konserden sonra “under the radar” olacaklardır.Bu bir başlangıç olur umarım.Tekrar tekrar gelme şansları olur ve tanınırlar Amerika’da. Bence bunu hakediyorlar.


Rockoza: İstanbulive’in Amerika halkı için ya da Amerika’da yaşayan halkımız için anlamı nedir?

İstanbulive’in Amerika halki için anlamı ne olur bilemiyorum, konseri izleme şansı olanlar Türk müziği ile tanışmış oldular.Ama Türkler için durum biraz daha farkli sanırım. Son 3 senedir NY’un en büyük festivalinde Türk müziği ve Türkiye’nin tanıtımı yapılmış oluyor.Bu çok gurur verici olsa gerek, zira bugüne kadar biz üst üste konser yapan birkaç ülkeden biriyiz. Güzel tarafı da konser teklifini SummerStage’in vermiş olması.


Rockoza: Müzik endüstrisi her an gelişen ve değişen bir alan ve müzik için artık rahatlıkla çok hızlı tüketiliyor diyebiliriz.Siz nasıl bir çizgi izleyeceğini düşünüyorsunuz müziğin ilerleyen yıllarda?

S.İ : Müzik endüstrisi de değişti tabi, dünya büyük bir değişim içinde. Müzikte her şey elektronik artık, CD satışı yok, plak şirketleri bir bir kapanıyor, New York’ta CD satan büyük mağazalar kapandı. Tanıtımlar artık digital ortamda yapılıyor, sosyal medya çok etkili. Bütün bunlar da konserleri daha da destekliyor. Son dönemlerde konserler daha çok satmaya başladı. Müzik dinleyicisi internet ortamında her istediğine ulaşıyor.

Rockoza: Son olarak var mı sürpriz projeler ya da kafanızdaki diğer projeler neler?


S.İ : Bugüne kadar hep New York’a proje taşıdım. Şimdi Türkiye’ye taşımaya başlıyorum. Yakında değisik projelerle geleceğim Türkiye’ye. Bunların ilki Antalya Jazz Festivali olacak, çok yakında açıklanacak. Türkiye, Avrupa ve Amerika’dan çok güçlü isimler katılacak. Zamanımın büyük bir kısmını Drom ve New York Gypsy All Stars aldığı için çok fazla proje üretme şansım olamıyor artık. Ama NYGA’I Türkiye’de bol bol duyacaksınız. Grup Türk, Mekedon , Yunan ve Amerikalı müzisyenlerden oluşuyor.

Rockoza: Misafirimiz olduğunuz için teşekkür ederiz.

www.rockoza.com - Özel röportajı.
Röportaj: Merve C.Kartal

Sertap Erener-Demir Demirkan fotoğrafı : Şebnem Taşçı
Duman fotoğrafı : Ali Yasin Beceren

0 yorum:

Yorum Gönder